Günümüzde telefonlar, sürekli internet bağlantısı sağlaması ve sosyalleşme, eğlence, bilgi bulma ve sosyal kimlik koruma gibi çeşitli hizmetler sunmaktadır. Son birkaç yılda telefonların gelişimi, ve beraberinde bu cihazlara erişimin kolaylaşması, dünya genelinde geniş bir nüfus arasında kullanımın artmasına neden olmuştur (Abuhamdah & Naser, 2023).
Nomofobi kavramı ilk olarak 2009 yılında İngiltere’de ortaya atılmıştır. İngilizce’de “no-mobile-phone-phobia”nın kısaltmasıdır. Bu terim, DSM-IV’te yer alan “belirli/bir özel şeyler için fobi” tanımlamasına dayanarak oluşturulmuştur (Bragazzi vd., 2014).
Nomofobi bir diğer deyişle telefon bağımlılığı, kişilerin cep telefonlarından yoksun olmalarından dolayı ortaya çıkan korkuyu ifade eder. Pekçok kişi, telefonlarını bıraktıklarında, unuttuklarında ya da telefonlarının bataryası bittiğinde kaygı veya sıkıntı hissi yaşayabilirler. Nomofobi, Dünya Sağlık Örgütü tarafından bir mental bozukluk olarak tanımlanmamış olsa da, uzmanlar bu durumun her geçen gün yaygınlaşıyor olmasını vurgulamaktadırlar (Kubala, 2022).
Telefon Bağımlılığı Belirtileri Nelerdir?
Pekçok insan için sosyal bağlantılar her zaman önemlidir. Bu nedenle sık sık yüz yüze etkileşimlerde bulunurlar; fakat dijitalleşmenin artmasıyla birlikte bu etkileşimlerde azalma olduğu gözlemlenmektedir. Bu değişimle birlikte, bireylerin bu ihtiyaçlarını telefonları aracılığıyla giderdikleri ve dolayısıyla telefonlarından ayrıldıklarında yalnızlık ve kaygı hissediyor olabilecekleri düşünülmektedir (Bhattacharya vd., 2019).
Her ne kadar telefon bağımlılığı mental bir bozukluk olarak tanımlanmasa da bu korkuyla birlikte ilişkilendirilen bazı belirtiler vardır. Bunlar;
• Telefonu kapatmak istememe,
• Görülmeyen mesajlar, e-postalar ya da aramalar için sürekli olarak telefonu kontrol etme,
• Telefonun şarjı neredeyse tamamen dolu olsa dahi şarj etme,
• Telefonunu her yere, hatta banyoya bile götürme,
• Telefonun kaybolma düşüncesi ya da cihazın yakınında olmaması, kaybolması veya ağ erişimi olmaması durumunda kaygı ve gerginlik hissetmek; bu tür durumların yaşanabileceği yerlerden (toplu taşıma, restoranlar, tiyatrolar, havaalanları gibi) mümkün olduğunca kaçınmak,
• Telefonunun yanında olduğundan emin olmak için devamlı olarak kontrol etme,
• Wi-Fi veya hücresel veri servisinin olmamasına dair yaşanan korku,
• Telefonla zaman geçirebilmek için etkinlikleri ya da planlı etkinlikleri atlama/iptal etme olarak ele alınabilirler (Bragazzi vd., 2014; Cherry, 2023).
Ek olarak, telefondan ayrı kalan kişilerin kaygı, nefes almada değişiklikler, titreme, terleme, huzursuzluk ve taşikardi deneyimlediklerini bilinmektedir (Bhattacharya vd., 2019).
Nomofobi’nin Zararları ve Günlük Hayata Etkileri Nelerdir?
Telefon bağımlılığı, kişisel, zihinsel, fiziksel sağlık ve genel yaşam kalitesi üzerinde olumsuz etkilere yol açmaktadır (Samaha ve Hawi, 2016). Araştırmalar, aşırı telefon kullanımının kişiler arası, sosyal, profesyonel ve akademik problemler gibi olumsuz sonuçlarla ilişkilendirildiğini göstermektedir (Billieux vd., 2015).
Fiziksel etkilere bakıldığında ise, baş ağrısı, göz yorgunluğu, uyku bozuklukları (hem uykuya dalmada hem de uykuyu sürdürmede), telefon kullanımı esnasında kötü duruştan dolayı kas-iskelet sistemi sorunları görülmektedir. Ayrıca, bu durum trafik kazaları ve diğer ciddi kazalara da neden olabilir. En başta bireyin kendisini etkileyen bu durumlar günlük hayatlarını da etkilemektedir. Bireyler, yüz yüze etkileşimde bulunmaktansa dijital ortamlarda görüşmeyi tercih edebilmektedirler (Abuhamdah & Naser, 2023).
Bireyler, sosyal ortamlarda telefonlarını kullanmaya devam ederken, yakın ilişkilerini ihmal ettiklerinin farkında bile olmayabilirler. Bu durum, yüz yüze iletişimin azalmasına ve derin sosyal bağların zayıflamasına neden olabilir. Nomofobi bireylerin iş ve akademik hayatını da etkilemektedir. Telefonla etkileşimde harcanan zamanın fazla olması, sınıfta ya da iş ortamında dikkat dağınıklığına yol açmakta ve bunun sonucu olarak da akademik performansta düşüşe yol açabilmektedir (Mahapatra, 2019).
Uyku kalitesi, hem fiziksel hem de zihinsel sağlık ve genel yaşam kalitesi için kritik bir öneme sahiptir. Kötü uyku ile depresyon, anksiyete, kalp hastalığı ve psikolojik sıkıntılar gibi olumsuz psikolojik ve fiziksel durumların ilişkili olduğu bilinmektedir. Nomofobi, uyku bozukluklarıyla, özellikle de uykuya dalmada zorluklarla yakından ilişkilidir. Bireyler aşırı telefon kullanımını ile birlikte telefon ekranından gelen mavi ışığa fazlasıyla maruz kalırlar bu da melatonin seviyelerini etkiler ve elektromanyetik alanların beyin aktivitesini etkilenir. Yang ve arkadaşları (2020), telefon bağımlılığı ile uyku kalitesi arasındaki ilişkiyi araştırmışlardır. Sonuçlara göre, telefon bağımlılığının kötü uyku kalitesi riskinin arttırmaktadır. Ek olarak, günlük aktiviteleri sürdürmeyi zorlaştırarak zihinsel sorunlara neden olabilmektedir. Bu faktörler de telefon bağımlılığını ve psikolojik rahatsızlıkları tetikleyebilir. Bireyler, sorumluluklarını yerine getirmekte zorlanabilir dolayısıyla genel yaşam kaliteleri olumsuz etkilenebilir (Abuhamdah & Naser, 2023).
Nomofobi’nin Tedavisi
Nomofobi belirtileri yaşıyorsanız ya da cep telefonu kullanımınızın günlük hayatınızda problemler yaratmaya başladığını düşünüyorsanız, bir ruh sağlığı uzmanıyla konuşmak faydalı olabilir.
Fobilerin tedavisinde yaygın olarak kullanılan bir yaklaşım, çeşitli davranışsal terapileri içerir. Bu terapi yönteminde, fobi ile ilgili temel korkuları ve inançları ele almak amaçlanır.
Nomofobi durumunda, davranışsal terapiler, kişinin telefonunu kaybetme korkusu, bağlantısız olma hissi ve telefonuna erişiminin olmamasının sonuçlarıyla başa çıkmasına yardımcı olabilir.
Davranışsal terapilerden biri olan Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)’de kişi, fobiye katkıda bulunan temel düşüncelerle yüzleşir. Bir diğer davranışçı terapi olan “Duyarsızlaştırma veya Maruz Kalma Terapisi”nde ise, kişi korktuğu şeyle kademeli olarak karşılaşır. Nomofobi durumunda, bir uzman, kişiyi telefonuna erişim olmadan bırakmayı deneyimlemesine yardımcı olabilir (Kubala, 2022).
Bunlara ek olarak kendinizin gün içerisinde uygulayabileceği bazı yöntemler de bulunmaktadır. Terapi sürecinize destek olabilecek bu uygulamalar şu şekildedir:
Sınır Koymak: Telefon kullanımı için kurallar oluşturulabilir. Bu, günün belirli saatlerinde, örneğin yemek saatlerinde veya yatma vaktinde cep telefonu kullanmamak olabilir.
Kısa Molalar Vermek: Cep telefonunu birden bırakmak zor olabilir, bunun yerine küçük adımlarla başlanabilir. Örneğin, yemek yerken veya başka bir etkinlikle meşgulken telefonu başka bir yere bırakmak iyi bir yöntem olabilir.
Farklı Aktiviteler Bulmak: Kişi sıkıldığı için telefonunu aşırı kullanıyorsa, telefondan uzaklaştıracak başka aktiviteler bulunabilir. Örnek olarak, kitap okumak, yürüyüşe çıkmak veya bir hobiyle uğraşmak verilebilir.
Nomofobi ile İlgili Sık Sorulan Sorular
Telefon bağımlılığının kişilerin sosyal, akademik ve iş hayatlarında problemler yaşamasına sebep olabileceği bilinmektedir. Ek olarak, kaygı, depresyon gibi psikolojik sorunlara neden olabilir.
Baş ağrısı, göz yorgunluğu, uyku bozuklukları, kas ve iskelet sisteminde meydana gelen bozukluklar telefon bağımlılığının yol açtığı başlıca fiziksel problemlerdir.
Telefon bağımlılığı bir hastalık değildir. Dünya Sağlık Örgütü tarafından henüz bir bozukluk olarak ele alınmasa da uzmanlar telefon bağımlılığının her geçen gün arttığına dikkat çekmektedirler.
Telefon bağımlılığı literatürde, nomofobi olarak adlandırılmaktadır. Nomofobi kavramı ilk olarak 2009 yılında İngiltere’de ortaya atılmıştır. İngilizce’de “no-mobile-phone-phobia”nın kısaltmasıdır.
Telefon bağımlılığı veya nomofobi, bireyden bireye değişen bir durumdur ve belirli bir süre ile sınırlı değildir. Genellikle telefonun sürekli kullanımına bağlı olarak zamanla gelişir. Ancak bazı araştırmalar, günde birkaç saatten fazla telefon kullanan kişilerin bağımlılık riski altında olduğunu göstermektedir.
KAYNAKÇA
Abuhamdah, S. M., & Naser, A. Y. (2023). Smart phone addiction and its mental health risks among university students in Jordan: A cross-sectional study. BMC Psychiatry, 23(1). https://doi.org/10.1186/s12888-023-05322-6
Billieux, Joël, Pierre Maurage, Olatz Lopez-Fernandez, Daria J. Kussa, and Mark D. Griffiths. 2015. “Can Disordered Mobile Phone Use Be Considered a Behavioral Addiction? An Update on Current Evidence and a Comprehensive Model for Future Research.” Current Addiction Reports 2 (2): 156–162.
Bhattacharya, S., Bashar, M. A., Srivastava, A., & Singh, A. (2019). Nomophobia: No mobile phone phobia. Journal of Family Medicine and Primary Care, 8(4), 1297. https://doi.org/10.4103/jfmpc.jfmpc_71_19
Bragazzi, N., & Del Puente, G. (2014). A proposal for including nomophobia in the new DSM-V. Psychology Research and Behavior Management, 155. https://doi.org/10.2147/prbm.s41386
Cherry, K. (2023). Do you have nomophobia, or a fear of being without your phone?. Verywell Mind. https://www.verywellmind.com/nomophobia-the-fear-of-being-without-your-phone-4781725#:~:text=While%20there%20is%20no%20specific,both%20to%20address%20your%20symptoms
Kubala, K. (2022). Nomophobia: Definition, causes, symptoms, and treatment. Medical News Today. https://www.medicalnewstoday.com/articles/nomophobia
Mahapatra, S. (2019). Smartphone addiction and associated consequences: Role of loneliness and self-regulation. Behaviour & Information Technology, 38(8), 833–844. https://doi.org/10.1080/0144929x.2018.1560499
Samaha, M., and N. S. Hawi. 2016. “Relationships Among Smartphone Addiction, Stress, Academic Performance, and Satisfaction with Life.” Computers in Human Behaviour 57: 321–325.
Yang J, Fu X, Liao X, Li Y. (2020). Association of problematic smartphone use with poor sleep quality, depression, and anxiety: a systematic review and meta-analysis. Psychiatry Res2020;284:112686. doi: 10.1016/j.psychres.2019.112686



