“Dimi?” Onaylanma İhtiyacı

İnsan sosyal bir varlıktır ve sosyal hayatta var olduğu sürece kendi fikirlerinin ve davranışlarının değerini tek başına belirlemekte zorluk çeker. Kimisi bu zorluğu çok daha az yaşarken kimisi için ise bu durum adeta bir ihtiyaç haline gelmiştir. Bu tip insanlar hepimizin aşina olduğu bu soru cümlesini sıklıkla kullanırlar; “Dimi?”. Bu onaylanma ve değer görme ihtiyacının altında birçok etken yatmaktadır elbette.

Sosyal hayatta ilgi görme ve olumlu izlenim bırakma, özgüven ve özsaygı eksikliği, sosyal çevremizin yargılarına duyarlılık gibi birçok faktör bu ihtiyacı tetikleyebilir. Ayrıca bu onay bağımlılığın narsisizmle ilişkili olabileceği düşünülmüştür. Yapılan araştırmalar bizlere göstermiştir ki narsist bireylerin özsaygıları (diğer deyişle benlik saygısı) çevresindeki diğer kişilerin onayıyla doğrudan ilgilidir (Hall, Neitz ve Battani, 2003). Aynı zamanda DSM-5’te narsisistik kişilik bozukluğunda belirtilen semptomlardan biri olan “diğer insanların hayranlığına ve beğenisine abartılı şekilde isteme” maddesi de bizlere onaylanma ihtiyacını işaret etmektedir. Tabi ki bu durum her onaylanma ihtiyacı hisseden ya da “Dimi?” sorusunu soran kişilerin narsist olduğunu göstermez. Bu ihtiyaç insanın bulunduğu ortama uyum sağlaması, çevresindeki insanların duygularını ve gereksinimlerini anlamak istemesi, kendine toplumda bir yer edinmesini kolaylaştıran uyuma yönelik bir ihtiyaçtır (Karaşar, Öğülmüş, 2016).

Tüm bunların yanında ülkemiz gibi kolektivist kültüre sahip ülkelerde diğer insanların bizden bekledikleri ve çevremizdekilerle ilişkilerimiz oldukça önemlidir (Kağıtçıbaşı, 2010). Bu anlayış da daha fazla onaylanma ihtiyacını beraberinde getirmektedir.

Onaylanma İhtiyacı Nedir?

Onaylanma İhtiyacı veya Sosyal Onay İhtiyacı, sosyal açıdan kabul görme ve sosyal çevremizin fikirlerine uyma ihtiyacıdır. Bu ihtiyaç kişilerarası ilişkilerimizde, partner seçimlerimizde, kendimize olan güven duygumuzda önemli bir yere sahiptir. Bizler bu gereksinim ile toplumsal ilişkilerin tesis edilmesine ve bireyler arasında yakınlığın artmasına katkıda bulunurken öte yandan ise bireylerin, kendi yerine toplumun beklenti ve isteklerine yönelik bir yaşam sürmesine yol açmaktadır. Onaylanma ihtiyacı hisseden insanlar genellikle kendilerini daha değerli görmek ve toplumda kabul görebilmek adına çevresindeki insanların yargılarına fazlaca duyarlı olabilmektedir. Aynı zamanda bu kişiler olumsuz özelliklerini ya da eksik olduğu yönlerini gizlemeye, başkalarının ne düşüneceklerine odaklanarak kendi isteklerini göz ardı etmeye meyillidirler. Onaylanmak hepimize çoğu zaman iyi hissettirir fakat bu hissiyata olan ihtiyaç kişiden kişiye değişmektedir.

Onay Bağımlılığı Nedir?

Kişinin kendi fikir ve değerlerinin başka insanların onayına bağlı görmesi ve davranışlarını buna göre şekillendirmesine onay bağımlılığı denir. Onay bağımlısı olan kişiler, kendi tecrübeleri ve yeterliliklerini sosyal çevrelerindeki insanların söyledikleri ve geri bildirimleriyle belirlerler. Bu kişiler sosyal hayatta kabul görmek için herkes gibi düşünmek veya herkes tarafından onay görmek isterler. Ayrıca geçmiş hayatlarında yaşadıklarını, çıkardığı dersleri önemsemeyip kabul görmek istediği ortama göre yaşamını şekillendirmeye çalışırlar. Bu bağımlılık, genellikle çocukluk döneminde başlar ve yetişkinlikte devam edebilir. Kişi, kendi değerini ve kendine olan güvenini, başkalarının beğenisi ve onayıyla ilişkilendirir. Bu bağımlılık türü çoğunlukla çocukluk çağında başlar ve kişilik gelişimine zarar verir.

Onay Bağımlılığının Nedenleri

Onay bağımlılığın birçok farklı nedeni olabilir. Bunlardan biri ve en önemlisi kişinin çocukluk dönemindeki deneyimleridir. Bakım verenlerinden, ailesinden, öğretmenlerinden, arkadaşlarından onay ve takdir görmeyen çocuklar kabul görmek, beğenilmek ve takdir edilmek için başkalarının onayına bağımlı hale gelebilirler. Ebeveynlerinden koşulsuz sevgi göremeyen, aşırı derecede korumaya ve eleştiriye maruz kalan çocuklarda hayatlarının geri kalanında onay bağımlılığı görülebilir. Ailenin sevgisi çocuğun yalnızca belirli ve ailenin istediği davranışların sergilenmesine bağlı olursa çocuğun onay ihtiyacı daha da artırabilir.  

Yetersizlik veya değersizlik temel inançları da onay bağımlılığında önemli bir faktör olarak karşımıza çıkar. Kendini içten içe yetersiz veya değersiz gören bireyler sürekli olarak başkalarından kendilerinin yeterli olduğunu duymak ve hissetmek ister. Bu durum da onay bağımlılığının temelini oluşturabilir.

Son yıllarda artış gösteren sosyal medya platformlarının kullanımı yorumlar ve beğenilerle birlikte onay ihtiyacını tetikleyebilir. Paylaşımlara yapılan olumsuz geribildirimler kişini kendini yetersiz hissetmesine sebep olabilir. Birey kendini sosyal medyadan aldığı yorumlara göre değerlendirmeye başlayıp sürekli onaylanmaya çalışabilir. Aynı zamanda sürekli görünür olarak toplumda yer edinmeye çalışabilir.

Depresyon ve anksiyete bozukluklarına sahip olan bireylerde kendilerine karşı olan güvenlerinde ve saygılarında azalma görülebilir, bu durum da onay ihtiyacını artırabilir. Bu bozukluklara sahip bireyler mutsuz ve tatminsiz hissedip çevreden gelecek reaksiyonlardan daha çok etkilenebilirler.

Kültürel faktörler de onay bağımlılığında etkilidir. Özellikle ülkemizde olduğu gibi bireysellikten uzak kültürlerde sosyal çevremizin bizlerden beklentileri, kişileri toplumsal normlara uyma, takdir görme ve onay alma hususlarında baskı altına alabilir.

Onay Bağımlılığını Nasıl Atlatırsınız?

Onay bağımlılığını atlatabilmek için kişinin özgüvenini geliştirmesi, kendi değerinin ve biricikliğinin farkına varması, geçmiş deneyimlerinin önemini anlaması ve herkesin düşüncelerinin kendi hayat görüşleriyle sınırlı olduğunu fark etmesi gerekmektedir.

Onay bağımlılığının önüne geçebilmek için bireyin güçlü ve zayıf yönlerini tanıması gerekir. Başkalarının fikirlerinden bağımsız bir şekilde kişi kendini değerlendirmelidir. Kusurlarıyla, yapabildikleriyle ve yapamadıklarıyla barışmalıdır. Bu kabulleniş ve kendini tanıma sayesinde sosyal çevreden onay alma ihtiyacı ortadan kalkabilir.

Zihindeki uyumsuz otomatik düşüncelerin farkına varıp bunları daha yapıcı ve uyumlu bir bakış açısıyla değiştirilebilir. Kişi kendine karşı dürüst olduğu kadar hoşgörülü olmaya özen gösterip özsaygısını arttırabilir. Başarısızlıkları büyütmek yerine başarıları takdir etmek ve ödüllendirmek onay bağımlılığını azaltabilir.

Onay bağımlılığını atlatabilmek için geliştirilmesi gereken bir diğer özellik ise sınır koymayı ve hayır demeyi öğrenmektir. Birey kendi sınırlarını tanımlamalı ve bu sınırları korumalıdır. Diğerlerinin beklentilerine uygunluk sağlamaktan ziyade, kendi gereksinimlerini göz önünde bulundurmalıdır.

Sosyal çevre bu bağımlılığın atlatılmasında kritik bir rol üstlenir. Bu yüzden sosyal çevre yeniden şekillendirilebilir ve daha destekleyici insanlarla vakit geçirmeye özen gösterilebilir.

Unutulmamalıdır ki onay bağımlılığı hayatın birçok noktasına olumsuz etki eden ve kişinin kendi potansiyelini ortaya çıkarmasına engel olan davranışsal bir bağımlılıktır. Bu bağımlılığı atlatabilmek ve önlemek için profesyonel yardım almak çok önemlidir. Uzman bir terapist eşliğinde profesyonel destek alarak bu süreç daha sistematik ve etkili bir biçimde yönetilebilir.

Onaylanma İhtiyacı Kimlerde Görülür?

Onaylanma ihtiyacı erken çocukluk döneminden itibaren ailesinden yeterli sevgiyi ve takdiri görmemiş tüm bireylerde görülebilir. Bireyin benlik gelişimi sürerken beğenilmemek, sürekli eleştirilmek ve başarıların görülmemesi onaylanma ihtiyacını arttırabilir. Bu ihtiyaç genellikle çocukluk dönemine dayanır fakat hayatın her döneminde ve her yaşta karşımıza çıkabilir. Özsaygısı ve öz şefkati düşük, zorbalığa maruz kalan, kendini birçok konuda yetersiz gören, sınırlarını koymayı başaramayan, özgüveni yetersiz, depresyon, anksiyete, narsisistik veya histrionik kişilik bozukluğu gibi psikolojik rahatsızlıklarla mücadele eden herkeste onaylanma ihtiyacı görülebilir.

Onaylanma İhtiyacı Olan İnsanların Ortak Özellikleri Nelerdir?


Onaylanma ihtiyacına sahip kişilerde görülen birçok ortak özellik mevcuttur. Kimisinde bu özelliklerin tamamı kimisinde ise bir kısmı karşımıza çıkmaktadır.

  • Bu insanlar çoğunlukla başkalarının kendileri hakkında neler düşündüğünü çokça merak eder ve bu konuda endişelenebilir.
  • Mutlu olabilmek için çevresindekilerin onayına ihtiyaç duyar.
  • Kendi değerlerini ve ihtiyaçlarını görmezden gelmeye meyillidirler.
  • Sınır koymakta ve hayır demekte oldukça zorlanırlar.
  • Muhalefet yapmak istemezler, kendi fikirlerinin değersiz veya yanlış olduğunu düşünürler.
  • Onaylanabilmek için sürekli onaylamaya çalışır ve ikili ilişkilerinde aşırı ilgili veya bağımlı olabilir.
  • Özgüven ve özsaygıları düşük olabilir.

Daima Onaylanmak İstemek Bir Özgüvensizlik Belirtisi Midir?

Sürekli onaylanmak istemenin bir nedeni özgüven düzeyinin düşüklüğü olabilir. Birey kendine yeteri kadar güvenmediği zaman sosyal çevresinden bir onay veya takdir arayışı içine girebilir. Özgüveni yüksek olan bireyler daima onaylanmak istemek yerine yapabileceklerini içselleştirebilir ve daha önce yaptıklarından kendine bir yol haritası çizebilir. Özgüveni yüksek olan kişi yaptıklarının sorumluluğunu üstlenebilen ve geçmişte başardıklarının farkında olan kişidir. Kendi kararlarına güvenir ve kararlarının sonuçlarını üstlenmek ister. Sürekli onaylanmak isteyen bir kişi ise davranışlarının bedelini tek başına üstlenmek istemez ve sosyal çevresini de dahil etmek ister. Bu sayede artık davranış bireyin değil birey ve çevresinin ortak kararı haline gelir. Doğal olarak sonucuyla baş etmek daha kolaylaşır.

Aşırı Onaylanma İsteği Nasıl Aşılır?

Bu isteği aşabilmek için öncelikle bireyin aşırı onaylanmayı istediğini fark edip kabullenmesi gerekmektedir. Birey kendisine olan güvenini ve saygısını tekrar kazanmalıdır. Herkesin kendi hayatından sorumlu olduğunu ve tercihlerinin sonuçlarını katlanması gerektiğini öğrenmelidir. Her kişinin kendine ait hayat tecrübesi, ahlaki değeri ve dünya görüşüne sahip olduğunu anlamalıdır. Birey kendi güçlü alanlarına odaklanmalı ve kendi başardıklarını kutlamalıdır. Yaptıkları şeyleri insanlar tarafından beğenilmek için değil kendisine olan saygısı için yapmalıdır. Bu sayede toplumdan saygı ve onay göreceğini bilmelidir. Kendine yardım maksadıyla konuyla ilgili kitaplar okunabilir, gerektiğinde ve tek başına baş edilemiyorsa profesyonel bir destek almaktan kaçınılmamalıdır.

Onaylanma İhtiyacı ile İlgili Sık Sorulan Sorular

Bir insan neden onaylanmak ister?

Birey sosyal çevreden kabul görmek ve kendini değerli hissetmek için onaylanmak ister.

Çocuklar neden onaylanmak ister?

Çocuklar yetişkinlerin aksine kısıtlı geçmiş deneyime sahiptir ve yaptıklarının doğru veya yanlış olduğunu görebilmeleri için ailenin onayına ihtiyaç duyarlar.

Onay bağımlılığı neden olur?

Çocukluk dönemi deneyimleri, yetersizlik/değersizlik temel inançları, depresyon ve anksiyete, kültürel faktörler, özgüvensizlik, sosyal medyanın fazla kullanımı gibi faktörler onay bağımlılığının nedenleri arasındadır.

Sosyal onay nedir?

Sosyal onay, sosyal çevrenin beklentilerinin ve yargılarının önemli görüldüğü, sosyal ilişkilerde kişinin kabul ve uyuma yönelik davranışlarda bulunduğunu gösteren bir terimdir.

Kabul görme arzusu nedir?

Toplumda bir yer edinebilmek, ikili ilişkilerde kendini daha değerli hissedebilmek adına kişinin kabul edilme isteğidir. Kabul edilmeyen birey kendi fikir ve davranışlarını sorgulama eğilimine girebilir.

Sürekli onaylanma isteği neden olur?

Bireyin özgüveni ve öz saygısının düşük olduğu durumlarda, birey geçmişinde aşırı eleştirilme ve aşağılanmaya maruz kaldıysa, çevresinden onay ve takdir görmediyse sürekli onaylanma isteği meydana gelebilir.

Onay ihtiyacı nedir?

Onay ihtiyacı, sosyal açıdan kabul ve değer görme, sosyal çevremizin fikirlerine uyma ihtiyacıdır. Bu durum aşırıya kaçmadıkça sağlıklı kabul edilebilir.

Onaylanma eksikliği nedir?

Onaylanma eksikliği genellikle çocukluk çağından başlayıp ailemizden ve devamında sosyal çevremizden yeterince onay ve takdir görmemekten kaynaklanan bir eksiklik olarak karşımıza çıkar.

KAYNAKÇA

Değirmenci, E., & Demirli, C. (2019). Çekirdek veya geniş ailede yetişen bireylerde sosyal onay ihtiyacı ile benliğin farklılaşması arasındaki ilişkinin incelenmesi. Akademik Platform Eğitim ve Değişim Dergisi2(1), 79-95.

Hall, J. R., Neitz, M. J., & Battani, M. (2003). Sociology on culture. Psychology Press.

Kağitçibaşi, Ç. (2010). Günümüzde insan ve insanlar: Sosyal psikolojiye giriş. Evrim Yayınevi, İstanbul.

Karaşar, B., & Öğülmüş, S. (2016). Sosyal onay ihtiyaci ölçeği: Geçerlik ve güvenirlik analizi. Ege Eğitim Dergisi17(1), 84-104.

Karaşar, B., & Öğülmüş, S. (2016). Üniversite öğrencilerinde sosyal onay ihtiyacı ve psikolojik belirtilerin çeşitli değişkenlere göre incelenmesi. Sakarya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, (32), 97-121.

Yalçinkaya, M., Taner, M., & Demirci, E. (2019). Ergenlerde sosyal onay ve iyilik hallerinin incelenmesi. Folklor/edebiyat25(97), 716-729.

Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Bi’Şey Seans, psikoloji alanında destek arayan bireylerin ihtiyaçlarına en uygun uzmanı kolaylıkla bulabilmesi için tasarlanmış bağımsız bir web sitedir. Bi’Şey Seans, güvenilir bilgiye erişimi kolaylaştıran; ancak bir sağlık hizmeti sağlayıcısının yerine geçmeyen tarafsız bir yapı sunar.

Bu kapanacak 10 saniye