Sosyal Anksiyete Nedir?

Sosyal anksiyete, kişinin başkaları tarafından değerlendirileceği durumlarda yoğun bir utanç, hata yapma ya da rezil olma korkusu yaşaması ile karakterize edilen bir kaygı bozukluğudur. Toplumda sık görülmesine rağmen çoğu zaman sessizce yaşanır ve insanlar bunun bir “utangaçlık” ya da “çekingenlik” olduğunu düşünerek yardım aramayabilir. Oysa araştırmalar sosyal anksiyetenin yaşam kalitesini belirgin biçimde düşürdüğünü, kişinin eğitim, iş ve sosyal ilişkiler gibi önemli alanlarda ciddi işlev kaybına yol açabileceğini göstermektedir.

Bu bozukluğun temelinde, kişinin sosyal durumları tehdit olarak algılamasına yol açan bilişsel bir döngü bulunur. Birey, bir sosyal ortama girmeden önce olumsuz beklentiler geliştirir ve kendini yetersiz, kusurlu bulunacak biri olarak görmeye başlar. Bu içsel baskı yoğunlaştığında kişi, kızarma, terleme ya da titreme gibi fiziksel belirtiler yaşamaya başlar.  Bu belirtilerin fark edileceği düşüncesi ise kaygıyı daha da artırır. Bu sebeple kişi, kaçınma davranışı göstererek bu durumdan kurtulmaya çalışır, kısa vadede rahatlar gibi görünse de uzun vadede korkularını pekiştirmiş olur.

Sosyal anksiyete genç yaşlarda başlar. Üniversite öğrencilerinde yapılan çalışmalarda yaşam boyu görülme sıklığının %20’lere kadar çıktığı bildirilmiştir. Bu grubun önemli bir kısmında kimlik gelişimi, sosyal ilişkiler ve yaşam kalitesi anlamlı düzeyde etkilenir. Ergenlerle yapılan araştırmalar ise sosyal fobinin genellikle 13–17 yaş arasında başladığını, depresyon ve özgüven düşüklüğüyle güçlü şekilde ilişkili olduğunu göstermektedir.

Tedavide en etkili yöntemlerden biri bilişsel davranışçı terapidir. Araştırmalar bu yöntemin sosyal anksiyete belirtilerini anlamlı biçimde azalttığını göstermektedir.

Sonuç olarak sosyal anksiyete “utangaçlığın biraz fazlası” değildir; kişinin iç dünyasına sıkışmasına, potansiyelini kullanamamasına ve giderek daha kısıtlı bir yaşam sürmesine neden olabilen psikolojik bir durumdur. 

Sosyal Fobi Testi Nedir?

Sosyal Fobi Testi, bireyin yaşadığı sosyal anksiyetenin ne düzeyde olduğunu ölçmek için geliştirilmiş geçerliliği kanıtlanmış 24 sorudan oluşan psikolojik bir testtir.

Sosyal Anksiyete Testi Hangi Durumlarda Yapılır?

Sosyal fobi testi, bireyin günlük hayatında sosyal anksiyete sebebiyle kaçınma davranışı ve belirgin kaygı yaşadığından şüphelenildiği zamanlarda uygulanabilir. 

Sosyal fobi testi, kişinin sosyal durumlarda yaşadığı zorlanmayı daha net görmek ve gerekirse profesyonel destek sürecini şekillendirmek için oldukça işlevseldir. Testin gerekli olabileceği durumlar şöyle sıralanabilir:

  • Yeni insanlarla tanışmak, topluluk içinde konuşmak, insanlarla yemek yemek gibi durumların kaygılandırması.
  • Performans gerektiren durumlarda izleniyor olma düşüncesi ile titreme, terleme, çarpıntı gibi fiziksel belirtiler yaşanması.
  • Günlük hayatta kişi, toplantı ya da sosyal aktivitelerden kaçınma eğilimi gösterilmesi.
  • Başkalarının kendisi hakkında olumsuz bir değerlendirme yapacağına dair sürekli bir endişe halinde olunması. 

Sosyal Anksiyete Testi Sonuçları Nasıl Değerlendirilir?

Sosyal Fobi Testi sonuçları hafif, orta ve yüksek düzey olarak kategorize edilir. Testin skoru ile  birlikte günlük işlevselliğin ne kadar etkilendiği de önemlidir. Test skoru ile performans kaygısı ve sosyal alanlarda yaşanan kaygı ölçülmektedir.

Sosyal Fobi Testi Sonrası Neler Yapılmalı?

Sosyal fobi testi, bir özbildirim ölçeği olduğu için bireyin kendi kendine uygulaması mümkündür. Ancak sonuçların doğru şekilde yorumlanması için bir uzmandan destek almak her zaman daha sağlıklı olur. Çünkü test skoru tek başına tüm tabloyu göstermez; günlük hayatta yaşanan zorluklarla birlikte değerlendirilmelidir.

Testle birlikte özellikle aşağıdaki durumlar da dikkate alınmalıdır:

  • Günlük yaşamda olumsuz etkiler fark etmek.
  • Kendini kısıtlanmış hissetmek (“Yapmak istiyorum ama kaygım izin vermiyor”)
  • Akademik veya profesyonel performansta düşüş yaşamak
  • Belirtileri kontrol etmekte zorlanmak

Bu nedenle test sonucunuz ve günlük yaşamdaki etkilerle birlikte bir uzmanla görüşmek, durumun netleşmesine ve uygun bir yol haritası belirlenmesine yardımcı olur.

Kaynakça

  • Gültekin, B. K., & Dereboy, İ. F. (2011). Üniversite öğrencilerinde sosyal fobinin yaygınlığı ve sosyal fobinin yaşam kalitesi, akademik başarı ve kimlik oluşumu üzerine etkileri. Türk Psikiyatri Dergisi, 22.
  • Bayramkaya, E., Toros, F., & Özge, C. (2005). Ergenlerde sosyal fobi ile depresyon, öz kavram, sigara alışkanlığı arasındaki ilişki. Klinik Psikofarmakoloji Bülteni, 15(4), 165–173.
  • Türkçapar, M. H. (1999). Sosyal fobinin psikolojik kuramı. Klinik Psikiyatri, 2, 247–253.

Bi’Şey Seans, psikoloji alanında destek arayan bireylerin ihtiyaçlarına en uygun uzmanı kolaylıkla bulabilmesi için tasarlanmış bağımsız bir web sitedir. Bi’Şey Seans, güvenilir bilgiye erişimi kolaylaştıran; ancak bir sağlık hizmeti sağlayıcısının yerine geçmeyen tarafsız bir yapı sunar.

Bu kapanacak 10 saniye