Psikoterapi, özgül rahatsızlıklarla ilişkili sorunlu davranışları, düşünceleri, algıları ve duyguları değiştirmeye odaklı bir grup tedaviye verilen isimdir. Psikanaliz ise bir işlemdir, yöntemdir ve bundan doğan bir kuramdır. Psikanaliz rüyaların yorumu ile doğmuştur. Psikanaliz, başka türlü pek az anlaşılabilir olan ruhsal süreçleri araştırma işleminin, bu işlem üzerine kurulan bozuklukları ele alma yönteminin, bu yolla elde edilen psikolojik kavramlar dizisinin bir adıdır. Psikoterapinin psikanalizden farkı, aktarımın kısmi olarak onaylama, yorumlama çalışması ve savunmalarının aktif gitme ve geçmişten çok güncelin çalışılması, aktarımın kontrol altına alması ve bilinçli olarak gündem belirlenmesi gibi psikoterapide uygulanan yöntemlerdir.
Psikodinamik Psikoterapi Nedir?
Belirtilerin içeriği ve hastanın yaşamındaki anlamıyla bir başka deyişle ‘’görünenin ardındaki’’ ile ilgilenir. Örneğin;
Danışanın depresyonda olmasının öyküsüyle ilişkili sebepleri nelerdir? Kaygısı olan danışanın huzursuzluğunun bilinçdışı nedenleri nelerdir? İşitsel halüsinasyonları neler söylemektedir?
Burada danışanı anlamanın kaynağı, danışanın terapiste olan aktarımıdır. Terapistin karşı aktarımı, danışanın diğer insanlarda ne tür duygular yarattığını anlamada önemlidir. Danışanın direnci sürecin ana odaklarından olabilir. Belirti ve davranışların çok sayıda işlevi vardır ve bunlar karmaşık ve sıklıkla bilinçdışı tarafından belirlenebilir.
Psikanaliz Nedir?
Serbest çağrışım temel düşünüş ve konuşma şeklidir. Rüyalar ve dirençler çalışılır. Özellikle başlangıçta analist yalnızca çağrışımların devamı ve aktarım inşası amacıyla müdahale eder. Psikanalizde; divan, seansların sıklığı, serbest çağrışım ve analistin müdahale etmemesi regresyon ve aktarımı teşvik eder. Yorum temel müdahale aracıdır.
Analist, yansız bir konumda kalarak dirençleri, aktarımı ve seansta ortaya çıkan dürtü türevlerini (sürçmeler, fantaziler, düşler, ilişkiler, vb.) yorumlar.
Psikanalitik Psikoterapi Nedir?
Kökeni Sigmund Freud’un psikanaliz kavramlarına ve tekniklerine dayanan bir terapi yaklaşımıdır. Burada kişinin zihinsel süreçleri araştırılır ve bilinçdışı üzerinden çalışılır. Peki bu ne demek? Aslında sansürsüzce düşüncelerinizi ve duygularınızı aktarmanız beklenir. Ayrıca rüyalarınızda çok kıymetlidir ve rüyalarınızın içeriğindeki bir çok şey size ait olan başka şeyleri temsil ediyor olabilir. Bu sürecin kısa olmadığını söylemem yeridir belkide. Özellikle insan zihninden bahsettiğimizi
düşünürsek. Gündelik hayatınızda sizleri rahatsız eden ve terapiyle yolunuzu kesiştiren ufak gördüğünüz meseleler aslında daha derinde bir yerde başka bir şeyi temsil ediyor olabilir. Psikanalitik psikoterapide yıllar boyu halı altına süpürdüğünüz ya da bir savunma mekanizması olarak söyleyebileceğim kavram olan
“bastır(ma)-dığınız” duygu ve düşünceleriniz bilinç düzeyine çıkartılarak farkındalık, içgörü kazanmanıza yardımcı olur. Bunun her zaman güzel hissettirmediğini söylemek yanlış olmaz sanırım. Ama zaten ameliyat esnasında hasta içinde unutulan bir tıbbi malzemeyi tam iyileşmesi için aynı yeri kesip onu oradan geri almak gerekmez mi? İşte kişinin bu süreçte içsel çatışmaları önemlidir. Bu çatışmalar terapiye taşınır ve ele alınır.
Psikanalitik Psikoterapide Aktarım Nedir?
Freud çalışmalarının başında aktarımı terapi sürecini ketleyen bir kavram olarak görse de ilerleyen zamanlarda aslında tedavinin mihenk taşı olduğunu keşfetmiştir. Aktarım bilinçdışının bir direnci değil aksine “kral yolu”na ulaşmasını sağlayan tedavinin bir parçasıdır. Kişinin ilk dönemlerinde deneyimlediği duyguları ve arzuları, ilerleyen zamanlardaki ilişkilerinde kendini gösterir, aktarır. Eskiden bir ötekiyle olan ilişkisi, yeni bir öteki ile olan ilişkisi içerisinde benzer bir şekilde kendini gösterir.
Örneğin eleştirel bir anne düşünün, kişi bu role sahip kişilere aynı şeyi hissederek tekrarlanabilir. Terapide de bu aktarım kendini gösterir ve yeniden sahnelenir.
Terapist, kişinin bilinçdışı materyalleri arasında bağlantı kurar ve bu aktarımın terapist tarafından doğru yorumlaması, kişi için iyileştirici bir farkındalık olabilir.
Psikanalitik ve Psikodinamik Psikoterapinin Farkı Nedir?
İki terapi ekolü birbirine benziyor olsalarda aslında temelde farklılıkları vardır. Psikanalitik psikoterapi çerçeve ve çalışma bakımında psikanalizi temel alır. Ancak psikodinamik psikoterapi birçok konuda daha esnektir. Psikodinamik psikoterapi, terimi psikanalitik kuramı temel alan ancak psikanalizin tanımlayıcı bazı özelliklerini içermeyen psikoterapi türleri için kullanılır.
Psikodinamik Terapi ve Psikanaliz ile İlgili Sık Sorulan Sorular
Bu yaklaşımı benimseyen terapistler birçok rahatsızlıklarla ve bozukluklarla çalışabilir. Örneğin kaygı bozuklukları, kişilik bozuklukları, depresyon vb.
Bu iki ekol birbirlerine karşıt olmamakla birlikte farklı çerçevelere ve uygulama stillerine sahiplerdir. Bu iki terapi ekolünün de temeli psikanalitik kurama dayanır. Yani bilinçdışıyla çalışılır. Psikanalitik psikoterapide çalışmanın çerçevesi sabit ve katıdır. Çünkü derinlemesine çalışılır. Psikodinamik psikoterapi ise daha esnek çerçeveye sahiptir; seans süresi, terapistin konumu, vb.
Seans süreleri terapistten terapiste değişebilmektedir. Ortalama 40-50 dakika arası seanslar sürmektedir.
Kişinin terapiye düzenli gelmesi, terapinin etkili olmasında büyük rol oynar. Çünkü seanslarda bir çalışma vardır ve bu çalışmanın ritminin bozulmaması çok kıymetlidir. Terapinin bir çerçevesi vardır ve bu çerçeveye uyum sağlamak, çağrışım yapmak gibi birçok şey terapinin etkili olmasını sağlar.



